Koronavirüse Karşı Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Gıda Takviyeleri

Pandemi olarak seyreden Covid enfeksiyonundan korkmak saklanmak değil, akılcı yönetmek esastır. Pandemilerde toplam nüfusun büyük bir oranı enfekte olacaktır, ağır veya hafif seyretmesi bizim alacağımız önlemler ile değişkenlik gösterecektir.
Bir enfeksiyon hastalığının oluşumu, klinik tablosu, seyrinin ağır veya hafif oluşu, konak ve istenmeyen misafir arasındaki karmaşık ilişkiler tarafından belirlenir.
Savunmada, çeşitli mekanizmalar bir arada iş görür. Konak savunmasında bozukluklar enfeksiyonların oluşumunu kolaylaştırır. Bireysel bağışıklığı destekleyerek etken-konak arasındaki ilişkiyi konak lehine çevirebiliriz.
Bunun için kullanabileceğimiz takviye edici gıdalar;

1- C Vitamini

C vitamini interferon üretimini arttırır. İnterferonlar bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır. Her hücrenin salgılayabileceği interferon, virüslerin üremesini engeller. Fagositlerin işlevlerini arttırır. Fagositler virüsleri içine alarak parçalayan beyaz kan hücreleridir. Virüsleri enzimatik olarak sindirirler. Sitokin üretimini arttırırlar. Sitokinler, lokositlerin iletişimini sağlayan, bağışıklık tepkisini destekleyen protein yapıda moleküllerdir. Nöraminidaz üretimini engellerler. Virüsler, vücudun doğal savunma hattını oluşturan mukus içinde tutulmalarını engellemek için nöraminidaz salgılarlar. C vitamini bunu engelleyerek vücudun savunmasını optimize eder.

2- D Vitamini

D vitamininin iskelet sistemi dışındaki etkileri temelde hormon sekresyonunun, immün fonksiyonların, hücre proliferasyonu ve farklılaşmasının düzenlenmesi şeklindedir. Klinik pratikte immünomodülatör fonksiyonlara sahip olduğu belirlenmiştir. D vitamini, enfeksiyonlara ve sekonder malignitelere yatkınlık doğuran klasik immünosüpresif ajanlara alternatif bir immünomodülatör olarak, tedavi protokollerinde yer almıştır. D vitamininin aktif formu olan 1,25 dihidroksi vitamin D (1,25(OH)2D3), T helper (Th)1 hücrelerinin çoğalmasını baskılayarak bu hücrelerden sitokin (interferon (IFN)γ, interleukin (IL)-2) üretimini azaltmaktadır. Th2 hücrelerinden ise IL-4 ve inflamatuar T hücre aktivitesini baskılayan transforming growth factor (TGF-α) üretimini artırır. Bu daha dirençli bir bünye ve rejenerasyon yeteneği yani maksimum savunma demektir. Viral enfeksiyon durumunda serum D vitamin düzeylerinin optimal aralıkta tutulması önemlidir.

3- Beta Glukan

Beta (Β)-glukanlar; ekmek maya hücre (Saccharomyces cerevisiae) duvarından elde edilen çok dallı glukoz polimerleridir ve temel besin maddesi olan tahılların ana yapısını oluşturur. Beta-glukan immün sistem üzerine etkileri bilinen, toksik ve yan etkisi olmayan güçlü immünostimülatör olarak tanımlanmaktadır. Tümör gelişiminin inhibisyonu, antibakteriyal, antiviral, antifungal ve anti parazitik etki, sitokin üretiminin tetiklenmesi, makrofaj aktivasyonu, lipid düşürücü özellik, radyasyona karşı koruyucu etki, yara iyileşmesini hızlandırıcı ve hematopoetik etkileri yapılan çalışmalarda bildirilmiştir.

4- Sambucus Nigra / Elderberry

Kara mürver sambunigrin glikozitleri, tanen ve musilaj içerir. Berrygiller polifenoller, metilquersetin ve siyanidin yönünden zengindir.
Sambucus nigradaki etken maddeler virüslerin yapışmasını ve hücre içine girişini engellerler. Viral hemaglutinin glikoproteinlerin sivri uçlarının işlevini inhibe ederek virüslerin zarf kazanıp hücre dışına çoğalmış bir şekilde çıkmasını yani viral tomurcuklanmayı önlerler. İçerisindeki etkili molekül siyanidin 3-glikozidi aynı zamanda bütün berrygillerde bulunan bir maddedir. En fazla Elderberry Sambucus nigrada bulunmaktadır. Bu etken madde bağışıklık sistemi tarafından üretilen IL-6, IL-8 ve TNF gibi sitokinleri virüslerle savaşması için arttırır. Sambucus nigra ayrıca aglutinini kemik iliğinde granülosit-monosit kolonize faktörü arttırır.
Mürverin içinde bulunan flavonoidlerden biri olan 5,7,3’,4’ tetra- 0-metilquersetin virüs zarfına (hemaglutinin proteinlerine) bağlanıp virüsün konakçı hücreye girişini inhibe eder.
Polifenollere ek olarak, lektinler sambucus nigra dahil olmak üzere birçok bitki ekstraktında bulunur ve genellikle etkileşimlerini önleyerek viral proteinlere veya konakçı reseptörlerine bağlanarak anti-viral aktivite gösterir.
Özetle kara mürver hücre, reseptör ve moleküler düzeyde birçok etkisi ile antiviral özellik göstermektedir. Bu özelliği ile birçok klinik çalışmaya zemin hazırlamıştır. İnfluenza MARS, SARS ve Corona virüs türevleri üzerinde etkili, replikasyonunu engelleyici özelliği dikkat çekicidir.

5- Pelargonium

Afrika Sardunyası olarak da bilinen içeriğinde umcalouba glikozitleri ile dikkat çeken bir bitkidir. Mavi mor çiçekleri siyanidin bakımından da zengindir. Ana bileşenler olan polifenoller (örn., Kateşin) ve 7-hidroksi-kumarinlerin (örn., Umckalin) antimikrobiyal ve immünomodülatör etkilidir. Diğer bileşenler arasında polimerik proantosiyanidinler, monomerik flavan-3-oller, fenolik asitler ve gallik asit ile az miktarda kuersetin ve sitosterol-glukozit bulunur.

P. sidoides, doğal öldürücü hücre oluşumunu (NK), TNF-tümör nekroz faktörü alfa, iNO ve interferon-beta salınımını arttırır ve ayrıca anti-yapışkan etkiler göstermiştir. Ek olarak, ekstrakt oksidatif patlamayı ve hücre içi öldürmeyi in vitro arttırarak periferik kan fagositlerini geliştirmektedir. Anti-HIV etkileri, viral partiküllerin hedef hücrelere bağlanmasını engelleyerek göstermektedir.

6- Resveratrol

Üzüm çekirdeğinden veya madımaktan elde edilen resveratrol oligomerik proantosiyanidinleri (OPC); kateşin, epikateşin, epigallaktokateşin gibi monomerik polifenoller ve sitrik asit, gallik asit, malik asit gibi organik asitleri içermektedir. Çeşitli çalışmalardaki verilere göre proantosiyanidinlerin E vitamininden 50 kat, C vitamininden de 20 kat daha etkilidir. E vitamininin dönüşümü için gerekli olan C vitaminini ve karotenoidleri bozulmaya karşı korur. C vitamininin hücrelere girişini arttırır.

İçeriğinde bulunan OPC bileşikleri birkaç mekanizma ile antienflamatuvar özellikler gösterir. Histaminin, inflamatuar prostaglandinlerin ve enzimlerin üretim ve salıverilmesini düzenleyerek inflamasyon oluşumunu önlerler. Serbest radikalleri temizleyerek de serbest radikal hasarına bağlı inflamasyon oluşumunu veya tetiklenmesini önlerler.

7- Cranberry

Cranberry’de yoğun olarak bulunan flavonoidlerdir, çeşitli vitamin ve mineraller bitkiye çok güçlü antioksidan özellik kazandırır. İçerisindeki OPCler (oligomerik proantosiyanidin) histamin sentezini düzenleyerek antienflamatuvar etkinlik gösterirler. Serbest radikalleri temizleyerek de serbest radikal hasarına bağlı inflamasyon oluşumunu veya tetiklenmesini de önlerler. C vitaminine göre 20 kat, E vitaminine göre 50 kat daha güçlü antioksidan etkinlik gösterirler. Aynı zamanda C vitamininin hücre içine girişini de kolaylaştırırlar. Bu özelliği ile Covid bağışıklık desteği ve antioksidan kaynağı olarak tercih edilebilir.

8- Bromelain

Bromelain ananastan elde edilen ve özellikle proteinlerin sindirimini sağlayan enzimdir; proteinlerin düzgün parçalanmasına ve emilmesine yardımcı olur. Bromelaindeki proteolitik enzimler prostaglandin sentezini inhibe ederek inflamasyonun azalmasını sağlar.

Bağışıklık sistemindeki akyuvarlar, alerjiye yol açan istilacı virüsler, bakterileri ve sindirilmemiş besin kalıntılarını parçalamak için çoğunlukla sindirim enzimlerine gerek duyarlar. Bromelain, virüs ve bakterilerle etkin savaşmayı kolaylaştırarak, bağışıklık iş yükünü azaltır. Yine otoimmun hastalığı ve allerjisi olan kişilerde gelişen enfeksiyon hastalıklarına bağlı aşırı immün sistem aktivitesini azaltarak bağışıklık sisteminin iş yükünü hafifletmeye yardımcı olur. Aşırı immun yanıtı azaltmaya yardımcı olur. Mukusu incelterek, bronşların açılmasına yardımcı olur ve astım semptomlarını azaltır. Bu özelliği ile tercih edilen takviye edici gıdalardan biridir.

9- Sulfurofan

Brokoli organik sülfür bileşiklerinden oluşan glikozinolat grubundan maddeler içerir. Bunlar alifatik glikozinolatlar (glikorafanin, glikoerusin), allil glukozinolatlar (sinigrin, glikonapin, epigoitrin, progoitrin), aromatik glukozinolatlar (glikonasturtin) ve indol glukozinolatlar (glikobrassisin) olarak ayrılırlar. Bunların dışında bitki izotiyosiyanatlar (sülfaratan), indoller yanı sıra S-metilmetionin (kabagan =VitaminU), karotenoidler (lutein), flavonoidler (kersetin, apigenin), fenolik asitler (protokateşik asit) D-glukarat, L-askorbik asit, 5-metil- tetrahidrofolat, selenyum, demir, çinko, potasyum, magnezyum ve vitaminler (B6, folik asit, Vit C, E,K) içerir.

Brokoli içeriğinde bulunan sülforafan, indol-3-karbinol ve selenyum bileşikleri hücreleri geri dönüşümsüz DNA hasarından korur ve vücudun doğal savunma mekanizmalarından olan faz 2 proteinlerinin ve enzimlerinin (kinon redüktaz, glutatsyon S-transferaz ve üridin difosfat glukuronil transferaz) etkilerini arttırarak kansere karşı koruyucu etki sağlarlar. Ayrıca S-metilmetionin (kabagin=Vitamin U), mukoz membranın rejenerasyonunu sağlar ve antienflamatuvar etkisi ile mide mukozasını gastrik hidroklorik asit etkisinden korur. Bitkinin bunların dışında antibakteriyel ve immünomodülatör etkileri de vardır.

10- 5-HTP ve Melatonin

Melatonin üretimi sirkadiyan ritimle ilgilidir. Kortizol üretimi ile TH1 düşer. Düzenli salınan kortizol ile bağışıklık sistemimizi düzenleyebiliriz. Düzenli uyku ve aktif yaşam algısı, sirkadiyan ritme uyum hem seratonin düzeylerini hem de melatonin düzeylerini dengede olmasını gerektirecektir. Vücutta düzenli salgılanan ve yeterli seviyede olan melatonin GF (büyüme faktörünün) sentezlenmesini tetikleyecektir. Ve GF değerleri bize regenerasyon, büyüme, tamir ve savunma sisteminin düzenlenmesini sağlar.

Melatonin ve N-asetilserotonin (NAS) antioksidan özelliklere sahiptir. NAS ve N-asetildopaminin (NAD) tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-alfa) sentezi ve süperoksit üretimi üzerinde modülatör bir etkisi vardır. NAD, NAS ve TNF-alfa melatonin miktarına bağlıdır.


Bağışıklık


Kaynak:
1. Ares ve ark, 2013;Cogo ve ark,2011, Fahey ve ark,2001; FDA GRAS Notice, No:496; Mahn ve Reyes, 2012; Minich ve Bland, 2007; Stoewsand, 1995).
2. Ares ve ark, 2013; Fahey ve ark, 1997;Juge ve ark, 2007; Keck ve Finley, 2004; Mahn ve Reyes, 2012; Nestle, 1997; Stoewsand, 1995.
3. Schulz V. Liquid herbal drug preparation from the root of Pelargonium sidoides is effective against acute bronchitis: results of a double-blind study with 124 patients. Phytomedicine. 2007;14 Suppl 6:74-75.
4. Kim CE, Griffiths WJ, Taylor PW. Components derived from Pelargonium stimulate macrophage killing of Mycobacterium species. J Appl Microbiol. Apr 2009;106(4):1184-1193.
5. Yannai, Shmuel. (2004) Dictionary of food compounds with CD-ROM: Additives, flavors, and ingredients. Boca Raton: Chapman , Hall/CRC
6. Helfer M, Koppensteiner H, Schneider M, et al. The root extract of the medicinal plant Pelargonium sidoides is a potent HIV-1 attachment inhibitor. PLoS One. 2014 Jan 29;9(1):e87487.
7. Maneesh M, Dutta S, Chakrabarti A, Vasudevan DM. Alcohol abuseduration- dependent decrease in plasma testosterone and antioxidants inmales. Indian J Physiol Pharmacol 2006, 50 (3): 291–296.
8. Cicero TJ, Meyer ER, Bell RD. Effects of ethanol on the hypothalamic- pituitary- luteinizing hormone axis and testicular steroidogenesis. Pharmacol Exp Ther 1979; 208: 210–15.
9. Adams ML, Little PJ, Bell B, Cicero TJ. Alcohol affects rat testicular interstitial fl uid volume and testicular secretion of testosterone and betaendorphin. J Pharmacol Exp Ther 1991; 258:1008–14.
10. Giannessi F, Giambelluca MA, Grasso L, Scavuzzo MC, Ruffoli R. Curcumin protects Leydig cells of mice from damage induced by chronic alcohol administration. Med Sci Monit 2008; 14(11):237-42.
11. Quintans LN, Castro GD, Castro JA. Oxidation of ethanol to acetaldehyde and free radicals by rat testicular microsomes. Arch Toxicol 2005; 79:25–30.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir